HER DÖNEMDE “ALEVİLERİN YEMEĞİ YENMEZ” DEDİLER

Muharrem oruçlarının tutulduğu Geçtiğimiz Eylül ayında, İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan bir ortaokulda din dersine giren öğretmen oruçtan bahsederken, Muharrem ayında Alevilerin oruç tuttuğunu fakat onların yaptığı yemeğin yenilmeyeceğini söyleyerek Alevilere hakaret etti. Toplumda hayretle karşılanan bu eylem sanki ilk defa oluyormuş gibi hayretlerle karşılandı. Ancak bu olayın bir tarihi geçmişi vardır.

16.yy Şeyhülislamı Kemal Paşazade (öl: 1533)  “… gerek kadınları ve gerekse erkekleri ile evlenmek ittifakla batıldır. Onlardan doğan çocuklardan her biri veled-i zinadır. Onlardan birinin kestiği şey yenmez. …” fetvasını verir.

Gene 16.yy da yaşamış Müftü Hamza Saru Görez (öl.: 1512), Şeyhülislam Kemal Paşazade’yi takip ve tekrar eder; “… bu topluluğun kestiği veya ger gerek şahinle gerek ok ile gerekse köpek ile avladığı hayvanlar murdardır. Onların gerek kendi aralarında gerse başka topluluklarla yaptıkları evlenmeler muteber değildir. …” fetvasını verir.

Bu fetvaların içeriği, Arnavutköy Ortaokulu Din Öğretmenin söylediğinin tarihi geçmişidir.

Yakın tarihimizden bir örnek; Şeyh Said’in adamları, Dersimlilerin Şeyh Said’e desteklerini sağlamak için 1924 yılının sonu veya 1925 yılının başında Dersim’in (Tunceli’nin) Ovacık ilçesi Ağdat köyüne, Seyit Rıza’nın evine gelirler; Seyit Rıza’ya Konuk olurlar. Kısa bir karşılama ve hoş-beşten sonra, Seyit Rıza akşam olması nedeniyle köye dönen mal-davar ahırlarına/ağıllarına konulmadan önce misafirlerine ikram edeceği akşam yemeği için kesilecek hayvanlarla ilgilenir.  Tam bu sırada Şeyh Said’in gelen adamlarından biri Seyit Rıza’nın yanına gelir ve birlikte getirdikleri amlarının hayvanları kesmelerine ve pişirmelerine müsaade edilmesi ricasında bulunur. Birlikte getirilen görevli gösterilen hayvanları keser pişirir ve hazırlanan yemekleri sunuma hazır hale getirir.

Yemekler yenir. Yemekten sonra geliş amaçları konuşulmaya başlanır. Gelen heyet özetle Dersimlilerin kendilerine destek vermesini isterler. O akşamki toplantıda seyit Rıza, Alevi inancının gereği olsa gerek, heyete hiçbir cevap vermez; fikrini açıklamaz. Elazığ’dan gelen heyet, köyden ayrılacakken Seyit Rıza cevabını açıklar; “kestiğimizi, pişirdiğimizi yemeyenden bize dost olmaz, yarın hükümet olduğunuzda evvela bizi kesersiniz, varın yolunuza gidin…” der.

Arnavutköy Ortaokulu Din Öğretmenin söylediğine şaşırmadım, ancak; bu çağda bunu söyleyecek iklimin var olmasına üzülüyorum…

Ozan Ali Kızıltuğ’un deyişinde dediği gibi; “Duydukça İçimi Çekerim Ali….!”

 

Turabi Ada-Ekim 2018

 

Kaynaklar:

Nihat Çetinkaya, Kızılbaş Türkler; Vedat Nuri Dersimi, Dersim Tarihi; Mehmet Bayrak,  Koçgiri-Dersim; Erdal Gezik, Dinsel Etnik ve Politik Sorunlar Bağlamında ALEVİ KÜRTLER.

 

Paylaşalım Destek Olalım