İnsan-ı Kamil Nedir?

İNSAN-I KAMİL  (OLGUN  İNSAN)

Konuyu daha rahat anlatabilmek için bir benzetme yapalım. Bir erik tanesinin içindeki sert kabuğun içinde bir tohum vardır. O tohum eğer toprağa ekilirse yeni bir erik ağacı olur. Erik ağacının nasıl bir boy, koku, tat ve renk alacağı o küçücük tohumun içinde gizlidir. Bu Tüm sebze ve meyve tohumları için geçerli bir kuraldır.

Yani, her tohumun hayata gelmesi, doğum yapması, yeşermesi, kendini bilmesi, faydalı olabilmesi için TOPRAĞA gömülmesi, onunla hemhal  olması şarttır. Sulanması ve Güneşe maruz kalması şarttır. Bu şartlar sağlandığında tohum kendi kabuğunu kırar, içinden özü dışarı verir, filizlenir, büyür, yaprak açar, meyve verir ve o zaman Kemale erer.

İnsan da tıpkı Tohum gibidir: İçimizde saklı bir tat, koku, renk var. Ortaya çıkarabilirsek eğer…

Tohumun toprağa girip kemale ermesi gibi,  İnsanın da kemale ermesi gerek.  Ve insan da tıpkı tohum gibi bir toprağa ihtiyaç hisseder. İnsanın da içinde bir cevher gizlidir, Bu cevherin ortaya çıkması için tohumu saklayan kabuğun kırılması gerekir.  İnsan için burada bahsedilen toprak Kesinlikle İNSAN-I KAMİL bir kişi işle buluşması anlamı taşır.

Çünkü İnsan-ı Kamil Hem toprak, hem su, hem de güneş gibidir.

Bir matematik profesörü olabiliriz, bir doktor, uzay bilimci, antropolog ya da çok iyi bir müzisyen de olabiliriz.

Ancak İnsan-ı Kamil olmuşuz manası taşımaz bu.  Çünkü ne meslekten olursak olalım, pekala, zaafları olan, mal mülk-servet, makam-mevki hırsları, insanı incitme, yalancılık, paylaşmama gibi özelliklerimiz kaybolacak manası taşımaz.

İnsan-ı Kamillik başka, bambaşka bir aşamadır.

Alevi inancında Kendi iç dünyasında ve sosyal yaşam alanında oldukça yüksek aşamları yakalamış olan Hz. Ali, İnsan-ı Kamil olarak örnek alınır.

Bunun dışında, tüm peygamberler, Veliler ve inanç önderleri de İnsan-ı Kamil mertebesindedirler.

Onlar;  Tüm insanları bir görme, Evrenin bilgisine ulaşma, sezgilerinin çok güçlü olması, gibi özelliklere sahipler. Ellerinden gelen ne varsa, 72 millet için esirgemezler. Kimsenin ayıbını yüzüne vurmazlar, Vahded-i Vücudun manasını bilirler, İncitmezler…

Yunusun dediği gibi Ete Kemiğe bürünüp görünen şeyin ne olduğu bilgisine sahiptirler.

Bir ben var bende benden içeri deyimindeki, O benden içeri olan nedir? Bu bilgiye sahiptirler.

Sonuçta kim olursak olalım, mesleğimiz ne olursa olsun, mesleki ve ekonomik başarımız ne kadar üst seviyede olursa olsun,  ikinci ve esas doğum olan Manevi doğum için Bir İNSAN I KAMİLLE BULUŞMAK ONDAN NASİPLENMEK ŞARTTIR.

Neticede Tohum Toprağa, İnsan ise Kamil İnsana muhtaçtır.

Kurduğumuz binalar, kazandığımız servet, oğullarımız, kızlarımız, malımız-mülkümüz ve elbette bedenimiz yok olup gidecek, Devam (devir) edecek olan ise sadece ruhumuzdur.

Devrinin Daim olması demek mutlaka boyutumuzu (insan kalitesi-derece- olgunluk düzeyi) yükseltmek ile olur.

Yüksel Meriç

Paylaşalım Destek Olalım

1 thought on “İnsan-ı Kamil Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir